Dilrubude’nin Gönül Sayfası
Ürpermeyle uyandım gecenin al yazmalı koynunda. Depreşti duygularım bir bir ... Gökyüzüne fırlattım umutlarımı. En karasını yaşadım sevdaların. Bu gece gönlüm bir kelebek; her acıdan bir yudum içiyor. Ben ve “ben’in” ötesinin hayalleri muamma. Mailer kaybolmuş sarmış dört yanımı kara bir bulut. Ey al yanaklı sevgili!
Bülbül güle kavuştu da ben sana kavuşamadım. Yanan gönlümün ateşini söndürecek pınar nerede? Yıldızlar sağanak halinde yağıyor gönlüme. Ve ben anlaşılmayan sevdaların haykırışını yazıyorum. Depremlerin en şiddetlisini yaşıyorum. Enkazların kalbimde bıraktığı şoklar devam etmekte. Gülleri ve karanfilleri görüyorum bir köşede. Benim gibi yalnızlığın esrarengiz düşleri içerisindeler. Ümidi bekliyorlar sabrın dudaklarını çatlatırcasına. Ben kayıp kentin yitik delikanlısı, aşkların sevdalısı dil-rubude. Zamana uymayan, zamanın kendisine uyması gerektiğine inanan.Fildişi Kulede hezeyanları yaşayan, cinnet geçiren, kelimeler dünyasında yaşayan esrarengiz adam. Hasreti yudumlayıp gönlündeki kelebekleri semaya uçurtuyor; pranga vurulmuş düşüncelerini özgürlüğün kanatlarında unutmak için..